Çalışmaya teklifle değil, mevcut durumu ölçerek başlıyoruz

Bir siteyi görmeden hazırlanan SEO teklifi, aslında bir tahminden öteye geçmez. Bu nedenle ilk konuştuğumuz konu bütçe değil, sitenizin bugün nerede durduğu oluyor: hangi aramalarda kaçıncı sırada göründüğünüz, kaç sayfanızın dizinde yer aldığı, hangi sayfanın gerçekten ziyaret aldığı ve Mersin’deki rakiplerinizin aynı aramalarda ne konumda durduğu. Bunları bilmeden atılan her adım el yordamıyla ilerlemek olur.

İlk hafta tümüyle inceleme haftasıdır. Site üzerinde teknik bir tarama yürütüyor; kopmuş bağlantıları, birbirinin aynısı olan sayfa başlıklarını, arama motorunun dizinine hiç girmemiş bölümleri, geç açılan alanları ve yanlış kurulmuş yönlendirmeleri tek tek not ediyoruz. Ortaya çıkan bu döküm, çoğu zaman çalışmanın ilk ayının gündemini de kendiliğinden belirliyor.

Ölçüm tamamlandığında elimizde iki belge kalıyor. Biri, işin nereden başladığını gösteren bir başlangıç fotoğrafı; diğeri, hangi işin hangi ay ele alınacağını sıralayan bir yol haritası. İlerleyen aylarda kaydedilen mesafeyi hep bu ilk tabloyla karşılaştırıyoruz, böylece değişim duyguya ya da tahmine değil, kayda dayanıyor.

Anahtar kelimede ölçü hacim değil, arama niyeti

En yaygın yanlış, arama hacmi yüksek ve son derece genel kelimelerin peşinden koşmak. Böyle bir kelimede ilk sıraya yerleşmek çoğu zaman yılları alır; oraya ulaşıldığında da gelen ziyaretçinin büyük kısmı sizden hizmet almaya niyetli olmayan kişilerden oluşur. Harcanan emek çok, geriye kalan karşılık ise beklenenden az olur.

Bu yüzden kelimeleri hacimlerine göre değil, arkalarındaki niyete göre ayırıyoruz: bilgi arayan, seçenekleri karşılaştıran ve karar aşamasına gelmiş kişiler. Her niyet için farklı bir sayfa türü kuruluyor. Bilgi arayanı açıklayıcı yazılar, karşılaştıranı hizmet sayfaları, karar vermeye yaklaşanı ise fiyat ve iletişim tarafı karşılıyor.

Yerel işletmeler için ilçe ve semt düzeyindeki aramalar başlı başına bir değer taşır. Mersin ilçelerinin adıyla yapılan aramalar daha az kişi tarafından yazılsa da, arayanın hizmet alma olasılığı belirgin biçimde yüksektir. Bu aramaları karşılayan sayfaları birbirinin kopyası gibi görünmeyecek, her ilçeye gerçekten değen bir dille kurguluyoruz.

Teknik zemin: taranabilir, hızlı ve hatasız bir altyapı

Bir arama motoru, sayfanızı sıralayabilmek için önce onu bulmak, sorunsuz tarayabilmek ve içeriğini anlayabilmek zorundadır. Bu üç adımdan herhangi birinde bir engel varsa, sayfanın metni ne kadar iyi yazılmış olursa olsun hak ettiği karşılığı görmez. Onun için işe görünen yüzeyden değil, görünmeyen zeminin sağlamlığından başlıyoruz.

Site haritası, dizinleme kuralları, adres yapısı, yönlendirmeler, dil ve bölge etiketleri, yapılandırılmış veri ve açılış hızı bu aşamada ayrı ayrı ele alınıyor. Aynı içeriğin birden çok adresten açılması, sayfalama karışıklıkları ve boş bırakılmış başlık alanları, en sık düzelttiğimiz sorunların başında geliyor.

Teknik düzeltmeler, bir SEO çalışmasının çoğu zaman en erken karşılık veren bölümüdür. Pek çok sitede ilk haftalarda yapılan bu onarımlar, tek bir yeni yazı bile eklenmeden görünürlükte hissedilir bir düzelme sağlayabiliyor; çünkü çoğu site aslında iyi içeriğe sahip, yalnızca o içeriğin önü teknik pürüzlerle kapalıdır.

Sayfa içi çalışma: başlık, yapı ve okunabilirlik

Her sayfanın tek bir derdi olmalı ve bu dert daha başlıktan belli olmalı. Sayfa başlığı, açıklaması, ana başlığı ve ara başlıkları birbiriyle aynı yöne baktığında, hem okuyan kişi hem de arama motoru sayfanın neyi anlattığını ilk saniyelerde kavrar. Konusu dağılan bir sayfa ise kimseyi ikna edemez.

Metinleri kelime yoğunluğu hesabıyla değil, ziyaretçinin kafasındaki soruyla kuruyoruz. Aynı ifadeyi paragraf paragraf tekrarlamak yerine, konunun çevresindeki gerçek soruları kapatan bölümler ekliyoruz. Böyle yazıldığında hedeflenen kelime zaten metnin içinde doğal biçimde, zorlanmadan yerini buluyor; okuyan kişi bunu fark bile etmiyor.

İç bağlantılar da tam bu aşamada örülüyor. Birbiriyle ilgili sayfalar ve açıklayıcı yazılar birbirine bağlandığında ziyaretçi cevabını ararken site içinde kalıyor; arama motoru da sayfalar arasındaki ilişkiyi ve hangi sayfanın daha ağırlıklı olduğunu daha net okuyabiliyor. Bağlantılar gelişigüzel değil, konu bütünlüğüne göre kuruluyor.

Yerel görünürlük: haritada ve ilçe aramalarında öne çıkmak

Yerel bir işletme için harita sonuçlarında görünmek, çoğu zaman klasik sıralamadan daha çabuk müşteri getirir. İşletme profilinin eksiksiz doldurulması, doğru kategorinin seçilmesi, hizmet verilen bölgelerin tanımlanması, çalışma saatlerinin güncel tutulması ve görsellerin düzenli yenilenmesi bu görünürlüğün temelini oluşturuyor.

İşletme adının, adresinin ve telefonunun internetin her köşesinde birebir aynı yazılması da göründüğünden önemli. Farklı rehberlerde farklı biçimde geçen bilgiler, arama motorunun işletmeyi tek bir yer olarak tanımasını zorlaştırıyor. Biz bu dağınıklığı tarayıp bilgileri tek ve tutarlı bir yazıma çekiyoruz.

Değerlendirme ve yorumların düzenli biçimde gelmesi, harita sıralamasını doğrudan etkileyen konulardan biri. Müşteriden yorum istemeyi tesadüfe bırakmak yerine, kendiliğinden işleyen sade bir akış kurmayı da çalışmanın bir parçası olarak görüyoruz; bunu zorlama değil, doğru anda yapılan bir hatırlatma düzeyinde tutuyoruz.

İçerik üretimi: hangi yazı, hangi soruya cevap veriyor?

İçerik takvimini ilhamla değil, arama verisiyle kuruyoruz. İnsanların gerçekten yazdığı sorular çıkarılıyor, her soru için tek bir sayfa planlanıyor ve o sayfanın hangi aşamadaki okuyucuya seslendiği daha kalem oynatılmadan belirleniyor. Böylece rastgele yazılmış, kimsenin aramadığı içeriklerle vakit harcanmıyor.

Bir yazının uzunluğu baştan konulan bir hedef değil, konuyu kapatmanın doğal sonucudur; ne kadar gerekiyorsa o kadar yazılır. Yalnızca kelime sayısını şişirmek için eklenen paragraflar sayfaya değer katmaz, tersine okuyucunun aradığı cevaba ulaşmasını geciktirir ve daha ilk ekranda sabrını tüketir.

Yayımlanan içerikleri zamanla elden geçiriyoruz. Fiyat aralıkları, süreçler ve örnekler değiştiğinde eldeki yazıyı silip yeniden yazmaktansa güncellemek çoğu zaman daha akılcı oluyor; hem o sayfanın birikmiş değerini koruyor hem de yepyeni bir sayfayı sıfırdan tanıtmaktan daha hızlı karşılık veriyor.

Site hızı ve kullanıcı deneyimi sinyalleri

Bir sayfanın açılma süresi, hem ziyaretçinin sabrını hem de arama motorunun sayfa hakkındaki kanaatini etkiliyor. Özellikle mobil bağlantılarda birkaç saniyelik bir gecikme bile, ziyaretçinin sayfayı hiç görmeden geri dönmesine yol açabiliyor. Bu ilk saniyede kaybedilen kişi çoğu zaman geri gelmiyor.

Görsellerin boyutu, gereksiz yüklenen kod parçaları, arka planda çalışan üçüncü taraf eklentiler ve sunucunun yanıt süresi bu aşamada tek tek inceleniyor. Ölçümü bir test aracının puanını yükseltmek için değil, sahadaki gerçek kullanıcıların sayfayı açarken yaşadığı deneyim üzerinden yapıyoruz.

Sayfa yüklenirken yerleşimin oynaması, dokunulacak alanların gereğinden küçük olması gibi kullanım pürüzleri de aynı başlık altında değerlendiriliyor. Bunlar ilk bakışta ayrıntı gibi görünse de hem ziyaretçinin talebe dönüşmesini hem de sayfanın sıralamadaki yerini sessizce etkiliyor.

Dış bağlantılar: sayı değil, kaynağın niteliği

Toplu halde satın alınan bağlantılar kısa vadede bir hareketlenme yaratabilir, ama uzun vadede sırtınıza yük olur. Arama motorlarının bu tür bağlantıları ayırt etme becerisi her geçen yıl artıyor ve iş, geri dönüşü uzun süren yaptırımlara kadar gidebiliyor. Kısa yolun bedeli çoğu zaman sonradan ödeniyor.

Bunun yerine gerçek kaynaklara yöneliyoruz: ilgili sektör dizinleri, güvenilir yerel işletme rehberleri, birlikte iş yaptığınız firmaların siteleri, basın ve içerik iş birlikleri. Bu yoldan gelen bağlantıların sayısı azdır; ama arkalarında gerçek bir ilişki durduğu için etkileri kalıcı olur.

Sitenin mevcut bağlantı geçmişinde zararlı görünen kaynaklar varsa, işe önce onları ayıklayarak başlamak gerekiyor. Zeminini temizlemeden yeni bağlantı kurmaya çalışmak, delik bir kabı doldurmaya benzer; önce sızıntıyı durdurup sonra doldurmak çok daha anlamlı oluyor.

Raporlama: sıralama değil, gelen talep

Aylık raporu bir ekran görüntüsü yığını olarak değil, üzerine karar verilebilecek sade bir özet olarak hazırlıyoruz. O ay hangi işler yapıldı, takip edilen kelimelerde ne değişti, hangi sayfalar ziyaret kazandı ve bütün bunlardan kaç somut talep doğdu; rapor tam olarak bu soruların cevabını veriyor.

Tek başına birkaç basamak yükselen bir sıralama, aslında pek bir şey anlatmaz. Asıl baktığımız şey, aramadan gelen ziyaretçinin bir form doldurup doldurmadığı ya da telefona sarılıp sarılmadığı. Bu ölçümü baştan kurmadan yürütülen bir SEO çalışması, ürettiği değeri kanıtlayamadan havada kalır.

Rapor aynı zamanda bir sonraki ayın planını da içinde taşıyor. Böylece hangi işin neden sıraya alındığı önceden görünür oluyor; ay sonunda karşınıza sürpriz bir liste değil, baştan konuşulmuş ve üzerinde anlaşılmış bir program tamamlanmış olarak çıkıyor.

Ne kadar sürer, neyi vaat etmiyoruz?

Süre büyük ölçüde rekabete bağlı. Rekabetin az olduğu yerel kelimelerde ilk kıpırdanmalar birkaç hafta içinde görülebiliyor; herkesin peşinde olduğu genel kelimelerde ise anlamlı bir değişim için birkaç aya ihtiyaç var. Teknik tarafta yapılan düzeltmelerin etkisi ise genellikle en erken fark edilen kısım oluyor.

Kimseye birinci sıra sözü vermiyoruz. Sıralama, arama motorunun kendi işleyişine ve rakiplerin o sırada ne yaptığına bağlı, dışarıdan garanti altına alınamayacak bir sonuç. Kesin sıra taahhüdü veren bir teklif, ya riskli yöntemlere yaslanıyordur ya da tutulması mümkün olmayan bir söz veriyordur.

Bizim verebileceğimiz söz şu kadarı: hangi işin yapıldığı, ne kadar sürdüğü ve nasıl bir sonuç doğurduğu her ay yazılı olarak önünüze konur. Belirsizliği içi boş bir vaatle değil, açık ve izlenebilir bir raporlamayla kapatmayı tercih ediyoruz.

Nasıl başlıyoruz?

İlk adım, hiçbir yükümlülük doğurmayan ücretsiz bir ön değerlendirme. Sitenizi teknik açıdan tarıyor, bugünkü sıralama durumunuzu çıkarıyor ve hangi alanlarda kısa sürede kazanç elde edilebileceğini açıkça gösteriyoruz. Bu aşamada amacımız size bir şey satmak değil, durumu doğru okumak ve gerçekçi bir tablo sunmak.

Değerlendirmenin ardından, kapsamı ve süreyi net biçimde yazan bir teklif hazırlıyoruz. Çalışma başladığında ilk ay genellikle teknik onarımlara ayrılıyor; sonraki aylar ise içerik üretimine ve yerel görünürlüğü büyütmeye yönlendiriliyor. Her ayın ne getireceği baştan belli olduğu için sürpriz yaşanmıyor.

Bazen en dürüst öneri, uzun soluklu bir SEO sürecine girmek yerine sitenin baştan kurulması oluyor. Tasarım, yazılım ve arama tarafını aynı ekibin yürütmesi, bu kararı en başta ve tarafsızca vermemizi sağlıyor; böylece boşa gidecek bir emeğin ve gereksiz bir harcamanın önüne peşinen geçebiliyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu tümüyle rekabete bağlı. Rekabetin düşük olduğu yerel kelimelerde ilk hareket birkaç hafta içinde görülebilirken, herkesin yarıştığı genel kelimelerde anlamlı bir değişim birkaç ay isteyebilir.

Teknik onarımların etkisi çoğu zaman en erken fark edilen kısımdır. İçerik ve yerel görünürlük tarafında yapılanlar ise etkisini zamana yayarak, daha kalıcı biçimde gösterir.

Hayır. Sıralama, arama motorunun işleyişine ve rakiplerin çalışmasına bağlı; dışarıdan hiç kimsenin kesin olarak taahhüt edebileceği bir sonuç değil.

Kesin sıra sözü veren teklifler çoğu zaman riskli yöntemlere dayanır ve uzun vadede siteye zarar verir. Biz yapılan işi, harcanan süreyi ve alınan sonucu yazıya döküp paylaşmayı tercih ediyoruz.

Yerel kelimeler ve ilçe düzeyindeki aramalar, yerel SEO çalışmasının doğrudan hedefidir. İşletme profilinin doğru kurulması, adres bilgisinin her yerde aynı yazılması ve her ilçe sayfasının tekrara düşmeden hazırlanması, bu aramalarda öne çıkmanın temel şartıdır.

Bu aramaların hacmi genel kelimelere göre düşüktür; buna karşılık dönüşüm oranı belirgin biçimde yüksektir, çünkü ilçe adıyla arayan kişi çoğu zaman hizmet almaya çoktan karar vermiştir.

Her zaman değil. Mevcut sitenizin teknik altyapısı sağlamsa, düzeltmelerle yolumuza devam edebiliriz. Ancak site aşırı yavaşsa, mobilde ciddi biçimde sorunluysa ya da sayfa yapısı arama motorunun anlamasını zorlaştırıyorsa, yenilemek uzun vadede daha ekonomik olabilir.

Bu kararı ön değerlendirmeden sonra, tahmine değil ölçüme bakarak veriyoruz. Onarım ve yenileme tarafını aynı ekip üstlendiği için hangisinin daha az maliyetli olduğunu baştan söyleyebiliyoruz.

O ay tamamlanan işler, takip edilen kelimelerdeki sıralama değişimi, aramadan gelen ziyaret sayısı ve bu ziyaretlerden doğan somut talep sayısı raporda tek tek yer alıyor.

Raporun sonunda bir sonraki ayın planı bulunuyor; hangi işin neden yapılacağı önceden belli oluyor. Veriler, sizin de doğrudan erişebildiğiniz hesaplarda tutuluyor, kapalı bir kutudan çıkmıyor.

Hayır. Toplu satın alınan bağlantılar kısa vadede bir hareket yaratsa bile, uzun vadede sitenin zarar görmesine yol açabiliyor ve bu zararın geri dönüşü hayli zaman alıyor.

Onun yerine sektör dizinleri, güvenilir yerel rehberler ve birlikte iş yaptığımız firmalar gibi gerçek kaynaklara yöneliyoruz. Sayıları azdır ama arkalarında gerçek bir ilişki durduğu için etkileri kalıcıdır.

Teknik onarımlar ve üretilen içerikler sitenizde kalır; bu kazanımlar bir gecede buharlaşmaz. Ne var ki rakipleriniz çalışmayı sürdürdüğü için zamanla sıralamada bir miktar gerileme yaşanabilir.

Çalışma sona erdiğinde yapılan işlerin dökümünü, hesap erişimlerini ve nasıl devam edilebileceğini anlatan bir planı eksiksiz teslim ediyoruz; dilerseniz süreci kendi ekibinizle sürdürebilirsiniz.